Pandemi dönemi yalnızca sağlık ve ekonomi üzerinde değil, aynı zamanda insanların yaşam tarzları üzerinde de köklü değişimlere neden oldu. Sosyal mesafe kurallarının hayatın merkezine yerleştiği bu süreçte tatil anlayışı da büyük ölçüde dönüşüme uğradı. Otel konseptinden uzak durmak isteyen vatandaşlar, doğayla iç içe, izole bir tatil biçimi olarak tekne tatilini tercih etmeye başladı. Bu tercihler doğrultusunda, özellikle ahşap tekne ve yatlara olan ilgi rekor seviyelere ulaştı.

Bartın’da Tekne Üretimi Yoğun Mesaiyle Sürüyor

Bartın’ın Kurucaşile, Tekkeönü ve Kapısuyu gibi sahil bölgelerinde geleneksel olarak sürdürülen ahşap tekne üretimi, pandemiyle birlikte yeniden canlandı. Bölgedeki üreticiler, artan siparişlere cevap verebilmek için tatilsiz çalışıyor, çoğu zaman gece geç saatlere kadar mesai yapıyor.

Ahşap tekne ustalarından biri olan ve 15 yıllık deneyime sahip Coşkun Usta, 4 yıl önce kendi atölyesini kurarak üretime başladığını ifade ediyor. İstanbul, Mersin, Trabzon ve Bartın gibi birçok şehre tekne gönderdiklerini belirten Coşkun, aynı zamanda yurt dışından da müşterilerinin olduğunu vurguluyor.

“Pandemiyle birlikte insanlar otel tatilinden uzaklaştı. Aileleriyle birlikte izole bir tatil geçirmek isteyenler denize açılmayı tercih ediyor. Bu nedenle 8 metreden 15 metreye kadar özel tasarım ahşap teknelere yoğun bir talep var,” diyor Coşkun Usta.

Talep Artışı Üretim Süreçlerini Zorluyor

Coşkun Usta’nın belirttiği gibi, gelen siparişleri karşılamakta zorluk çeken üreticiler, neredeyse üç aydır tatil yapmadan çalışıyor. Ramazan ayında dahi iftardan sonra tekrar işe koyulduklarını anlatan ustalar, iş yükünün ciddi şekilde arttığını belirtiyor.

Ancak bu süreçte en büyük sorunlarının nitelikli iş gücü eksikliği olduğunu da ekliyorlar. Ahşap tekne üretimi, yüksek el becerisi ve tecrübe gerektirdiğinden dolayı yeni usta yetiştirmek oldukça zaman alıyor.

“Bizim asıl sıkıntımız eleman. Usta yetişmiyor. Bu iş hem bilgi hem sabır ister. Gençler masa başı iş istiyor, bu zanaati sürdürmek giderek zorlaşıyor,” diyerek sektördeki yapısal sorunu dile getiriyorlar.

Neden Ahşap Tekne Tercih Ediliyor?

Modern fiberglass veya alüminyum teknelere rağmen, ahşap teknelerin cazibesi hâlâ sürüyor. Bunun başlıca nedenleri:

Pandemi sonrası izole yaşam arayan bireyler için ahşap tekneler, hem konforlu hem de doğayla uyumlu bir alternatif haline geldi.

Tekne Tatili Yeni Nesil Turizm Trendi Haline Geldi

Sosyal mesafeyi korumak isteyen aileler, kalabalık tatil köyleri yerine tekneleri tercih etmeye başladı. Günübirlik gezilerden haftalık deniz turlarına kadar birçok seçenek sunan bu yeni tatil anlayışı, Türkiye’de mavi yolculuk kültürünü yeniden popüler hale getirdi.

Ege ve Akdeniz kıyılarındaki koylarda konaklamak, karadan ulaşımı olmayan bakir alanlarda vakit geçirmek isteyen bireyler için tekne sahibi olmak, bir lüks değil, yaşam biçimi haline geldi. Bu durum, Bartın gibi ahşap tekne üretiminin geleneksel olarak sürdüğü bölgelerde yerel ekonomiyi de canlandırdı.

Yurt Dışından da Yoğun İlgi

Bartın’daki atölyelere yalnızca Türkiye içinden değil, Almanya, Hollanda, Katar gibi ülkelerden de siparişler geliyor. Özellikle özel tasarımlara önem veren Avrupalı ve Orta Doğulu müşteriler, Bartın ustalarının el emeği teknelerine büyük ilgi gösteriyor. Yat turizmine yatırım yapan firmalar da özel gezi tekneleri için sipariş listelerine Bartın’ı ekliyor.

Zanaat Tehlike Altında: Usta Sayısı Her Geçen Gün Azalıyor

Ahşap tekne yapımı, yalnızca bir üretim değil, aynı zamanda bir zanaat geleneğidir. Ancak bu değerli iş kolu, yeni ustaların yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Sektör temsilcileri, devletin meslek liseleri ve çıraklık okulları aracılığıyla bu zanaatin sürdürülebilmesi için teşvik edici politikalar üretmesi gerektiğini savunuyor.

“Teknoloji gelişiyor ama bazı şeyler el emeğiyle güzel. Ahşap tekne de bunlardan biri. Geleneksel yöntemlerle yapılan tekneler, hem görsel hem de kullanım açısından fark yaratıyor,” diyor bir başka üretici.