İstanbul’da CHP’li İBB tarafından dikey bahçelerin kaldırılması sonrası başlayan tartışmalara eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da dahil oldu. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Kurum, dikey bahçelerin şehirlerdeki çevresel ve estetik katkılarına dikkat çekti.
Kurum, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Şehirlerimizde ekolojik, estetik, ekonomik dikey bahçe gibi çevre ve iklim dostu uygulamaların yaygınlaşmasını destekliyoruz.”
Kurum’un açıklamasında öne çıkan başlıklar ise şöyle:
Sera gazı emisyonlarını azaltır
Biyolojik çeşitliliğe katkı sağlar
Trafik ve sanayi kaynaklı hava kirliliğini filtreler
Oksijen üretir, karbondioksiti azaltır
Gürültü kirliliğini engeller
Enerji tasarrufu sağlar
Kuşlar ve kelebekler için doğal yaşam alanı sunar
Elektromanyetik radyasyonu azaltır
Dikey bahçe, Fransız botanikçi Patrick Blanc tarafından geliştirilen ve bitkilerin dikey yüzeylerde yaşamasını sağlayan bir sistemdir. Özellikle kentleşmenin yoğun olduğu alanlarda doğayla iç içe yaşam sunan bu sistem, topraksız tarım (hidroponik) teknikleri ile uygulanabilir.
Doğal serinlik ve temiz hava sağlar
Beton cepheleri yeşillendirerek görsel estetik kazandırır
Gürültü ve hava kirliliğini azaltır
Geri dönüştürülebilir malzemelerden üretildiği için çevre dostudur
Balkon, teras ve küçük alanlarda bile kullanılabilir
Şifalı ot, sebze ve meyve yetiştirilebilir
Şehir içindeki biyolojik çeşitliliğe katkı sağlar
Çevre sorunlarına yönelik küresel çözümleri gündeme taşıyan Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar da geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, dikey bahçelerin önemine değindi:
“İklim değişikliği ve hava kirliliği gibi küresel sorunlarla mücadelede, dikey bahçeler büyük şehirlerde yaşam kalitesini artıran çözümlerden biridir.”
Birpınar, özellikle İstanbul’daki araç yoğunluğu ve gürültü kirliliği konusunda dikey bahçelerin sağladığı faydalara vurgu yaptı.
Son dönemlerde İstanbul gibi büyük şehirlerde bazı dikey bahçelerin kaldırılması, çevre dostu uygulamalara olan bağlılığın sorgulanmasına neden oluyor. Oysa bu sistem, tüm dünyada sürdürülebilir kentleşme modellerinin temel parçalarından biri olarak değerlendiriliyor.