Mera, hayvancılıkla uğraşan toplumlar için hayati öneme sahiptir. Ancak günümüzde artan arsa ve arazi yatırımlarıyla birlikte “Mera arazisi satın alınır mı?” ya da “Mera alanına ev yapılır mı?” gibi sorular da gündeme gelmektedir. Bu yazıda, mera arazileriyle ilgili hukuki ve idari süreçleri, imar durumu ve mülkiyet hakları açısından detaylı şekilde inceleyeceğiz.
4342 Sayılı Mera Kanunu’na göre; mera, “hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması amacıyla tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan alanlar” olarak tanımlanır. Mera, yaylak ve kışlak gibi alanlar da bu kapsama girer.
Bir taşınmazın tapu kayıtlarında “mera” olarak belirtilmesi, o alanın kamu yararına ayrıldığını ve bireysel mülkiyete konu edilemeyeceğini gösterir. Tapuda mera olarak görünen taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu alanların özel kişilere satışı, devri ya da üzerinde yapılaşmaya gidilmesi genel kurallar gereği mümkün değildir.
Mera arazileri devlete aittir ve köy tüzel kişiliği veya kamu adına tahsis edilir. Mülkiyeti Hazine’ye aittir ancak kullanım hakkı, köylülerin hayvancılık faaliyetlerini sürdürebilmesi için düzenlenmiştir. Hiçbir birey bu alanı şahsi malı gibi kullanamaz, kiraya veremez ya da satamaz.
Mera vasfının tapulu bir arsa ya da konuta dönüştürülebilmesi ancak tahsis amacının değiştirilmesi yoluyla mümkündür. Bu süreç:
Valiliğe başvuru
İl Mera Komisyonu kararı
Tarım ve Orman Bakanlığı onayı
Tahsis amacının değiştirilmesi
Mera vasfının kaldırılması
Tapuda Hazine adına tescil
İmar uygulamasına dahil edilme
şeklinde ilerler. Bu süreç tamamlanmadan, bir meranın tapuya çevrilmesi ya da bireysel olarak satın alınması mümkün değildir.
Hayır, mera arazisi satın alınamaz. Çünkü mülkiyeti kamuya ait olan bu alanlar satılamaz, devredilemez veya kiraya verilemez. Ancak tahsis amacı değiştirildikten sonra Hazine adına tescil edilen alanlar, ilgili mevzuatlar çerçevesinde satılabilir duruma gelebilir.
Mera alanları yapılaşmaya açık değildir. 4342 sayılı Mera Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince, bu alanlarda konut, fabrika, tesis, ev gibi yapıların inşasına izin verilmez. Ancak tahsis amacının değiştirilip imar uygulamasına dahil edilmesi halinde yapılaşma imkanı doğabilir.
1998 yılında yapılan düzenlemeyle birlikte, artık mera vasıflı araziler doğrudan imar planına dahil edilemez. Öncelikle tahsis amacının değiştirilmesi gerekir. Danıştay kararları da, tahsis amacı değiştirilmeden yapılan her türlü imar planı ve yapı ruhsatının hukuka aykırı olduğunu belirtmektedir.
Meraların farklı amaçla kullanılabilmesi için Valiliklere bağlı İl Mera Komisyonu tarafından değerlendirme yapılır. Eğer kamu yararı tespit edilirse ve alternatif otlatma alanı bulunursa tahsis amacı değiştirilebilir. Bu durumda, söz konusu alan Hazine adına tescil edilerek imar planlarına dahil edilebilir.
Alanın mera olduğunun tespiti tapu, kadastro ve zemin kontrolüyle yapılmalıdır.
Her mera imar planına uygun hale getirilemez.
Tahsis amacı değişmeden satış yapılamaz.
Tarım ve Orman Bakanlığı onayı alınmalıdır.
Uygulama sonrasında DOP (düzenleme ortaklık payı) kesintileri dikkate alınmalıdır.
Mera vasıflı araziler, ülkenin tarım ve hayvancılık altyapısı için korunması gereken doğal varlıklardır. Bu alanlarda yatırım yapmayı düşünen kişilerin, hukuki danışmanlık alarak hareket etmeleri büyük önem taşır. Aksi halde alınan taşınmazın satışı geçersiz olabilir ya da yapılaşma amacıyla kullanılamaz hale gelebilir.